Adımızın hikâyesi
Nora, bu toprakların antik adı.
Agronora'nın ikinci yarısı bir pazarlama buluşu değil. Nora, Antik Kapadokya'nın Lykaonia sınırındaki bir dağ kalesi ve kentiydi. Coğrafyacı Strabon onu Neroassos adıyla anar ve dönemin yöneticileri için bir hazine olarak kullanıldığını yazar.
Kale, Büyük İskender'in ölümünün ardından imparatorluğu paylaşan komutanların mücadelesine sahne oldu. Antigonos tarafından kuşatılan Eumenes, bütün bir kışı Nora'nın surları ardında geçirdi ve kuşatmadan sağ çıkmayı başardı. Bu topraklar, dayanıklılığı ilk o zaman öğretti.
Kentin kalıntılarının, bahçelerimizin bulunduğu Çiftlik'e komşu Güzelyurt yakınlarındaki Gelin Tepe'de olduğu düşünülüyor. Adımızdaki Nora, bir toplantı masasında değil; elmalarımızın yetiştiği toprağın kendi geçmişinde bulundu.